Semper Phone

Effortless
LEARNING

  • Improve effortlessly – just by living your life
  • Learn while waiting for your apps to load
  • Recommended by 5 universities
  • Community of over 1,000,000 learners
  • 50,000+ expert-made packs, or create your own
"One of the best learning apps" - CNET
  • Apple Play Store
  • Install Semper from the Play Store
Vocabulary Fortune Part 2

Vocabulary Fortune Part 2

Last update 

Anadolu Üniversitesi Hazırlık Created by Ozan M. and Kardelen

Items (96)

  • refah, mutluluk

    welfare (n)

  • çok önemli, ana ,esas

    major (adj) x minor

  • yavaşlatmak, engellemek

    inhibit (v)

  • aynı/benzer olmak

    correspond (v)

  • en büyük, en güçlü

    ultimate (adj)

  • birleştirmek

    unify (v)

  • cehalet, bilgisizlik

    ignorance (n)

  • mal, ürün

    commodity (n)

  • uygun, yerinde

    appropriate (adj) x inappropriate

  • kolaylaştırmak

    facilitate (v)

  • eşit, denk

    equivalent (adj)

  • birleşim, karışım

    compound (n)

  • anlaşılması kolay, açık seçik

    straightforward (adj)

  • zapt etmek, engellemek

    restrain (v)

  • birbiri ardına gelme

    sequence (n)

  • kısıtlamak, sınırlamak

    constrain (v)

  • sokmak, yerleştirmek

    insert (v)

  • gerçeklere dayalı, mantıksal

    rational (adj)

  • yaygın

    widespread (adj)

  • adına, temsilen

    behalf (n)

  • yardım

    subsidy (n)

  • gözden geçirmek

    revise (v)

  • çeşitli, farklı türleri barındıran

    diverse (adj)

  • farklı bir yöne gitmek

    deviate (v)

  • iyileşmek

    recover (v)

  • belirmek, ortaya çıkmak

    emerge (v)

  • önceki

    previous (adj)

  • tahmin etmek

    predict (v)

  • farkında

    aware (adj) x unaware

  • merakla beklemek

    anticipate (v)

  • orta

    intermediate (adj)

  • yaklaşık

    approximate (adj)

  • katılmak

    participate (v)

  • kaçınılmaz

    inevitable (adj)

  • sert, katı

    rigid (adj)

  • tarafsız

    neutral (adj)

  • önem, vurgu

    emphasis (n)

  • teşvik etmek

    promote (v)

  • sınırlamak, kısıtlamak

    restrict (v)

  • eski haline getirmek

    restore (v)

  • açığa çıkarmak

    expose (v)

  • eklemek

    append (v)

  • isteksiz

    reluctant (adj)

  • öneml, değerli

    significant (adj) x insignificant

  • deneysel

    empirical (adj)

  • ayrı, farklı

    discrete (adj)

  • aşikar, açık, görünen

    apparent (adj)

  • açıklamak

    clarify (v)

  • açıklamak

    define (v)

  • ikna etmek

    convince (v)

  • fikir alışverişinde bulunmak

    confer (v)

  • elde etmek

    acquire (v)

  • tahmin

    estimate (n)

  • önyargı

    bias (n)

  • değişmez, dengeli

    stable (adj) x unstable

  • önemli

    considerable (adj)

  • haklı göstermek, haklı çıkarmak

    justify (v)

  • peşinden koşmak, elde etmeye çalışmak

    pursue (v)

  • yayına hazırlamak

    edit (v)

  • serbest bırakmak

    release (v)

  • fikir, yorum, düşünce

    comment (n)

  • rastgele

    random (adj)

  • özellik, nitelik

    attribute (n)

  • esas, öz

    core (n)

  • farzetmek, varsaymak

    presume (v)

  • bozmak

    distort (v)

  • on yıl

    decade (n)

  • çelişmek, uyuşmamak

    contradict (v)

  • ustalıkla idare etmek, yönlendirmek

    manipulate (v)

  • değiştirmek

    convert (v)

  • geçerli

    valid (adj) x invalid

  • çağdaş, modern

    contemporary (adj)

  • mümkün kılmak, olanak sağlamak

    enable (v)

  • derlemek, bir araya getirmek

    compile (v)

  • durdurmak

    cease (v)

  • eşit saymak

    equate (v)

  • alışılmamış, garip

    odd (adj)

  • yardım istemek

    invoke (v)

  • yoğun

    intense (adj)

  • manasına gelmek

    denote (v)

  • uygun, hazır

    available (adj) x unavailable

  • yararlanmak

    utilise (v)

  • sınırlı

    finite (adj) x infinite

  • ...-in asıl nedeni olmak

    underlie (v)

  • son vermek

    terminate (v)

  • istemek, gerekmek

    require (v)

  • üstlenmek, yüklenmek

    undertake (v)

  • düşüş, azalma

    decline (n)

  • anlam/sonuç/mana çıkarmak

    infer (v)

  • yasaklamak

    prohibit (v)

  • yorumlamak

    interpret (v)

  • tavır, davranış

    attitude (n)

  • donatmak

    equip (v)

  • sürekli, devamlı

    constant (adj)

  • ortadan kaldırmak, elemek

    eliminate (v)

  • kısa, öz olarak

    brief (adj)